Uzman Klinik Psikolog Tuba Koldağ Logo

Uzman Klinik Psikolog

Tuba KOLDAĞ

⬇ AÇILIŞA KALAN SÜRE ⬇

00
00
00
00
📅 Büyük Açılış: 16 Eylül, Saat 22:22
✂️ Bu sadece bir sitenin değil, senin o güzel hayallerinin açılışı... Tüm dualarının hayırla ve kolaylıkla gerçeğe dönüşmesini, bu yeni adımın sana bereket getirmesini diliyorum. Şimdi bu kurdeleyi keserek kendi hikayene yepyeni bir sayfa açabilirsin. Dilerim bir gün, sana ait o güzel kliniğin gerçek kurdelesini keserken de bugünkü heyecanını, atılan bu ilk adımı ve sana ne kadar inanıldığını sevgiyle hatırlayasın. Yolun ve bahtın hep açık olsun. - Fatih ARS

Yeme Bozuklukları ve Beden Algısı: Psikoterapi Süreci

 

Yemek yemek yalnızca bedenimizin en temel ihtiyaçlarından biri değil, aynı zamanda duygusal dünyamızla sıkı sıkıya bağlantılı bir eylemdir. Ancak zaman zaman besinlerle, kilomuzla, hatta aynada gördüğümüz yansımayla kurduğumuz ilişki karmaşıklığını bir hal alabilir. Yeme bozukluğundan söz ederken kastedilen, yeme tutumlarının ve beden algısının kişinin günlük olarak kesilmesini, ruhsal parçalanmayı ve yaşam biçimini zorlayacak bir olgunlaşmanın ortaya çıkmasıdır.

Bu alan aslında kişinin ne gidişatından ya da ne kadar şeritten çok, yeme -ya da vermeyi reddetme- davranışının altında kalan duygusal aktiviteyle ilgilenir. Stres, kaygı, sürekli yaşanmış zorlu deneyimler, yetersizlik hissi ya da hayatta kalmaları kontrol adına alma çabası, çoğu zaman bu değişimlerin arkasında kalmak. Güvenli ve empatik bir zeminde yürütülen psikoterapi süreci, kişinin bu zorlayıcı duygularla daha sağlıklı bir iletişim kurmasına ve başlayan engelleri anlamlandırmasına yardımcı olmayı hedefler.

Yeme Bozuklukları Nedir?

 

Anoreksiya, bulimiya ya da tıkınırcasına yeme gibi farklı biçimlerde çıkabilen yeme bozuklukları, aslında yalnızca beslenmeyle ilgili bir mesele değildir. Bu güçlükleri yalnızca bir fiziksel görünüm ya da sorun olarak ele almak, Meselenin özünü gözden kaçırmak olur. İnsan zihni, baş edemediği yoğun yerlerde çoğu zaman beden üzerinden ifade etmeye çalışır: yiyecek bazen bastırılmış bir öfkeyi yumuşatmak, bazen derin bir yalnızlığı hafifletmek, bazen de anlık bir kaygıya karşı geçici bir sığınak yaratmak için kullanılır. Tam tersine bir örüntüde ise, hayata dair gözlenmiş hissedilen kontrol; Yemeğini kırarak ya da kurallara katı kurallarla disipline ederek yeniden ele geçirilmeye çalışılabilir.

Klinik açıdan arıza yeme bozukluğu, kişinin iç dünyasındaki çözülmemiş çatışmaların başlamasıdır; stres, travma, kaygı ya da değersizlik hissiyle baş etmek için geliştirilmiş bir savunma biçimi olarak da korunmalıdır. Bu sayede destek psikolojik süreci amaç, yalnızca yeme davranışını değiştirmek değil, o davranışın kişinin gözünde hangi işlevin hizmetini birlikte başlatmaktır. Kişinin yiyecekle, kilosuyla ve en önemlisi kendi bedeniyle kurduğu ilişki ruhsal iyi oluşumunu doğrudan kesilmesinden, bu konumda profesyonel destek almak gerçek bir fark yaratabilir. Psikoterapi süreci, danışanın yargılanmasından dinlendiği, kendi iç çalışmalarını bakabildiği ve yiyeceklerle daha düzenli, şefkatli bir ilişki kurmasını sağlayacak şekilde yetiştirildiği bir alan sunar.

Hangi Durumlarda Başvurulur?

 

Yiyecekle kurduğunuz ilişki günlük yaşamınızı, ilişkilerinizi ya da genel ruh halinizi olumsuz etkilersa, bir uzmandan destek almak faydalı bir adım olabilir. Aşağıdaki deneyimlerden birini ya da birkaçını yaşıyorsanız, yeme bozukluklarındaki psikoterapi süreci size uygun bir yaklaşım olabilir:

  • Stres, üzüntü ya da öfke gibi duygularla baş etmek için ilgiye yönelmek ve zaman zaman duygusal yeme atakları yaşamak.
  • Bedeninizi farklı biçimde algılamak, kilonuzdan ya da fiziğinizden derin bir kimliksizlik duymak.
  • Kilonuza, kalori hesabına ya da diyetle ilgili takıntıların düşüncelerinizi, günlük yaşamı ve sosyal aktivitelerinizi kısıtlayarak geliyorsunuz.
  • Yemek yedikten hemen sonra suçluluk, küçülme, pişmanlık ya da insanlardan nefret etmeye varan yoğun duygularla başa çıkmak.
  • Aşırı düzenleyici bir şekilde yemek yemek, bazı besin gruplarını çalıştırıp ya da vücudunuzu uzun açlık dönemleriyle zorlamak.
  • Kontrolünüzü tamamen kaybettiğiniz tıslamayla, kısa bir sürede kalıcılık derecesinde yemek tükettiğiniz tıkınırcasına yeme (tıkınırcasına yeme) döngüleri yaşamak.
  • Yemekten sonra, aşırı ve zorlayıcı egzersizler gibi hızlı düzenleyici davranışlara yönelmek için aşırı kullanım ya da aşırı kullanım ortaya çıkar.
  • Nasıl ve ne kadar devam edeceği, kiloya dair korkularınızın ya da beden imgenizin, kendinize değer verme biçiminizi neredeyse tek başına belirlemesi.

Süreç Nasıl İşler?

 

Bu alanda çalışmakta olan hedef, danışanın kendine güvende olduğu anlaşılmış ve hiçbir koşul aranmadan kabul edilmemiş bir zemin oluşturmaktır. Seanslar, 50 dakika süren düzenli bir yapı içinde ilerliyor. İlk olarak, danışanın hikâyesini, yiyecekle olan geçmiş ilişkisini, şu anki sorunların ayrıntılarını ve günlük seçenekleriki tetikleyicileri tanımaya yönelik bir tanışma ve değerlendirme sürecidir. Bu aşamada danışanın en uygun yolu birlikte belirlenir.

İlerleyen seanslarda, yeme davranışını tetikleyen kaygı, stres, geçmiş travmalar ya da mükemmeliyetçilik gibi duygusal temalar güvenli bir şekilde bir arada ele alınır. Amaç, konuşulan zorlayıcı duygularla yiyecek üzerinden değil, daha işlevsel başa çıkma yollarıyla yüzleşebilmesidir. Beden algısındaki çarpışmalar üzerine konuşuldukça, kişinin kendi bedeniyle daha kabullenici ve şefkatli bir ilişki kurmaya başlar. Gerektiğinde ve danışanın ayrılıklarıyla, sürecinde daha kapsamlı ilerlemesi için diyetisyen ya da psikiyatristlerle disiplinler arası bir iş birliği kurulabilir. Onun konuşma sürecinin kendine özgü bir izleme izleri; bu nedenle psikoterapi, kişinin kendi hızına ve iç kaynaklara saygısı duyularak adım adım ilerlenen bir bozulma sürecidir.

Bilgi ve Randevu İçin

Yeme bozuklukları, duygusal yeme ve beden algısı konularında yaşadığınız zorlukları anlamlandırmak, kendinizle ve yiyeceklerle daha barışık bir ilişki kurmak için profesyonel destek alabilirsiniz.

İstanbul Suadiye‘de bulunan kliniğimizde yüz yüze görüşmeler gerçekleştirebilir veya bulunduğunuz yer fark etmeksizin tüm Türkiye ve dünyaya yönelik sunduğumuz online terapi imkanı ile psikoterapi sürecinize başlayabilirsiniz.

Detaylı bilgi almak, sürece dair sorularınızı sormak veya ilk seans randevunuzu oluşturmak için iletişim sayfamız üzerinden form doldurabilir veya doğrudan WhatsApp hattımız üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz. Bu önemli adımı atarken yalnız değilsiniz.

Yeme Bozuklukları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Yeme bozuklukları için psikoterapi süreci ne kadar sürer?

Psikoterapi sürecinin süresi, danışanın deneyimlediği zorlukların yoğunluğuna, geçmiş yaşantılarına, eşlik eden diğer psikolojik durumlara ve bireysel hızına göre değişiklik gösterir. Ruhsal süreçler zaman alır ve kişiye özeldir; bu nedenle baştan standart bir süre belirlemek mümkün değildir. Seansların düzenliliği ve danışanın sürece katılımı, hedeflenen psikolojik iyi oluşa ulaşmada belirleyicidir.

Kesinlikle. Duygusal yeme, kişinin baş edemediği stres, kaygı, öfke veya yalnızlık gibi duyguları regüle edebilmek (düzenlemek) için başvurduğu bir yöntemdir. Bu durum, günlük hayatınızı ve kendinizle olan ilişkinizi olumsuz etkiliyorsa, psikoterapi süreci sayesinde duygularınızı tanıma ve onlarla daha işlevsel başa çıkma becerileri geliştirme fırsatı bulabilirsiniz.

Evet, online psikoterapi yeme bozuklukları alanında da son derece etkilidir. Kullanılan terapötik yaklaşımlar ve seansın çerçevesi yüz yüze görüşmelerle aynıdır. Bulunduğunuz ortamın gizliliğini ve sessizliğini sağladığınız sürece, mekan fark etmeksizin aynı kalitede profesyonel psikolojik destek alabilirsiniz.

Hayır, psikoterapi bir diyet veya beslenme danışmanlığı değildir. Seanslarda ne yediğinizden ziyade, “neden” ve “nasıl” yediğiniz, yeme eyleminin ardındaki duygusal ihtiyaçlar, beden algınız, özdeğeriniz ve yaşamsal stres faktörleriniz konuşulur. Odak noktamız davranışın kendisi kadar, o davranışı ortaya çıkaran psikolojik zemindir.

Görüşmeler için özel bir hazırlık yapmanıza, notlar almanıza veya ne anlatacağınızı önceden planlamanıza gerek yoktur. Seansa sadece kendiniz olarak gelmeniz ve o anki duygu ve düşüncelerinizi şeffaflıkla paylaşmanız sürecin ilerlemesi için yeterlidir.

Yetişkin danışanlarla yürütülen süreçlerde gizlilik esastır ve ailenin sürece dahil edilmesi kuralı yoktur. Ancak danışan onay verirse ve bu durumun sürece katkı sağlayacağı düşünülürse, aile üyeleriyle ortak görüşmeler planlanabilir. Ergen danışanlarda ise, psikolojik desteğin sınırları ve gizlilik ilkeleri korunarak ailenin sürece uygun bir şekilde eşlik etmesi genellikle teşvik edilir.

Evet, beden dismorfisi (beden algı bozukluğu) veya bedene yönelik yoğun hoşnutsuzluk hissi, yeme bozukluklarından bağımsız olarak da sıkça çalışılan psikolojik zorluklardır. Aynaya bakarken hissedilen yoğun kaygı, bedenin belirli bölümleriyle zihinsel olarak aşırı meşgul olma hali ve bunun sosyal yaşamı kısıtlaması, psikoterapi sürecinde odaklandığımız önemli konulardır.

Psikolojik destek süreci, yıllar içinde kemikleşmiş inançların, duygusal kalıpların ve davranış döngülerinin çalışıldığı bir süreçtir. Bu nedenle değişim bir gecede gerçekleşmez. Adım adım ilerleyen bu yolculukta amaç, kişinin farkındalığını artırmak, tetikleyicilerini tanımak ve yepyeni başa çıkma becerileri inşa etmektir. Düzenli katılımla beraber, yiyeceklerle ve bedenle olan ilişkinin zaman içinde, kalıcı ve sağlıklı bir dengeye oturması desteklenir.

Yeme Bozuklukları İle İlgili Son Yazılar:

Bu konuyla ilgili bir uzman desteğine mi ihtiyacınız var?

Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

15 Dk Ücretsiz Ön Görüşme
Online Randevu Alın
Randevu al