Uzman Klinik Psikolog Tuba Koldağ Logo

Uzman Klinik Psikolog

Tuba KOLDAĞ

⬇ AÇILIŞA KALAN SÜRE ⬇

00
00
00
00
📅 Büyük Açılış: 16 Eylül, Saat 22:22
✂️ Bu sadece bir sitenin değil, senin o güzel hayallerinin açılışı... Tüm dualarının hayırla ve kolaylıkla gerçeğe dönüşmesini, bu yeni adımın sana bereket getirmesini diliyorum. Şimdi bu kurdeleyi keserek kendi hikayene yepyeni bir sayfa açabilirsin. Dilerim bir gün, sana ait o güzel kliniğin gerçek kurdelesini keserken de bugünkü heyecanını, atılan bu ilk adımı ve sana ne kadar inanıldığını sevgiyle hatırlayasın. Yolun ve bahtın hep açık olsun. - Fatih ARS

Panik Atak ile Başa Çıkmak 

Psikoterapi Sürecinde Sizi Neler Bekliyor?

 

Günün en sıradan anlarından birinde; belki metroda kitap okurken, belki masanızda çalışırken ya da gece uykunuzun tam ortasında… Aniden kalbinizin yerinden çıkacakmış gibi atmaya başladığını, göğsünüzde ağır bir baskı hissettiğinizi ve nefesinizin yetmediğini deneyimlediğiniz o anı hatırlıyor olabilirsiniz. O kısacık dakikalar içinde zihninizden “Kalp krizi geçiriyorum”, “Aklımı kaybediyorum” veya “Kontrol tamamen elimden gidiyor” gibi oldukça dehşet verici düşünceler geçer.

Eğer bu satırları okurken “Evet, tam olarak bunu yaşıyorum” diyorsanız, öncelikle bilmenizi istediğim çok önemli bir şey var: Yalnız değilsiniz ve yaşadığınız bu durum klinik psikoloji alanında en sık karşılaştığımız, doğasını çok iyi tanıdığımız bir süreç.

Bu deneyim, bedeninize ya da zihninize zarar veren bir “hastalık” değildir; daha ziyade bedeninizin sizi hayatta tutmak için tasarlanmış o muazzam güvenlik sisteminin (savaş ya da kaç tepkisi), ortada somut hiçbir tehlike yokken ‘yanlış alarm’ vermesidir. Bedeniniz, sanki karşınızda vahşi bir hayvan varmışçasına alarm durumuna geçer, adrenalin salgılar ve sizi korumaya çalışır. Ancak dışarıda bir tehlike göremediğiniz için bu yoğun bedensel duyumları bir “içsel felaket” olarak yorumlarsınız. Psikoterapi süreci, bu yanlış alarm sistemini yeniden kalibre etmenize ve bedeninize güvenmeyi yeniden öğrenmenize alan açar.

Hangi Durumlarda Psikolojik Destek Almayı Düşünmelisiniz

 

Panik atak, tek seferlik bir deneyim olarak kalabileceği gibi, zamanla kişinin hayatını kısıtlayan bir döngüye de dönüşebilir. “Ya tekrar olursa?” şeklindeki o sinsi beklenti anksiyetesi, aslında atağın kendisinden daha yorucu hale gelir. Eğer aşağıdaki durumlardan bazılarını hayatınızda gözlemliyorsanız, profesyonel bir çalışma alanı açmanın vakti gelmiş demektir:

  • Beklenmedik Korku Dalgaları: Belirgin bir tetikleyici sebep (stresli bir olay, tartışma vb.) olmadan, aniden zirveye tırmanan kalp çarpıntısı, titreme, uyuşma ve terleme gibi belirtiler yaşıyorsanız.
  • ‘Korku Korkusu’ (Beklenti Anksiyetesi): Gününüzün büyük bir bölümünü bir sonraki atağın ne zaman ve nerede geleceğini düşünerek, sürekli bir tetikte olma haliyle geçiriyorsanız.
  • Daralan Bir Yaşam Alanı (Kaçınma Davranışları): Atak geçirme korkusuyla daha önce rahatça yapabildiğiniz eylemleri bırakmaya başladıysanız. (Örneğin; uçağa binememek, tünellerden geçememek, sinemaya gidememek, toplu taşıma kullanamamak veya kapalı alanlarda kapıya en yakın yerde durma ihtiyacı hissetmek.)
  • Bedenin Sinyallerini Yanlış Okumak: Bedeninizdeki en doğal değişimlere bile (merdiven çıkarken hızlanan kalp atışı, sıcak bir havada terleme) aşırı odaklanıp, bunları büyük bir tehlikenin başlangıcı olarak yorumluyorsanız.
  • Tıbbi Bir Nedenin Bulunamaması: Defalarca acil servise gitmiş, kardiyoloji ve nöroloji gibi bölümlerde tüm tahlilleri yaptırmış ve fiziksel olarak tamamen sağlıklı olduğunuzu öğrenmiş olmanıza rağmen, bedensel belirtilerinizin şiddetinden şüphe duymaya devam ediyorsanız.

Seans Odasında Neler Oluyor? Psikoterapi Sürecinin İşleyişi

 

Pek çok danışan, ilk seansa gelirken haklı olarak “Konuşmak bu durumu nasıl değiştirecek?” düşüncesini taşır. Bizimle yürüteceğiniz psikoterapi süreci, sadece geçmişten bahsettiğimiz bir sohbetten ibaret değildir; karşılıklı güvenin inşa edildiği, aktif, yapılandırılmış ve bilime dayalı bir işbirliğidir.

Güvenli Alan ve İlk Adımlar (Değerlendirme) Sürecimiz, sizi tüm yönlerinizle tanımaya ayırdığımız kapsamlı bir değerlendirme ile başlar. İlk ve en önemli hedefimiz, terapi odasının (ister fiziksel ister dijital olsun) sizin için yargılanmadığınız, anlaşıldığınız tamamen güvenli bir alan olmasıdır. Terapistiniz, panik döngüsünün sinir sisteminizde nasıl çalıştığını detaylı ama anlaşılır bir dille anlatır (Psiko-eğitim). Karşılaştığınız durumun anatomisini bilmek, bilinmezliğin yarattığı o karanlık korkuyu büyük ölçüde dağıtır.

Düşünce, Beden ve Duygu Üçgeninde Çalışmak İlerleyen seanslarda, atak anında zihninize üşüşen o “felaket senaryolarını” mercek altına alırız. Bu otomatik düşünceleri esnetmek ve yerine daha dengeli yorumlar koyabilmek sürecin belkemiğidir. Eş zamanlı olarak, sinir sisteminizi regüle etmenize (dengelemenize) yardımcı olacak nefes teknikleri, bedensel gevşeme ve an’a dönme (grounding) pratikleri gibi somut başa çıkma becerileri üzerine çalışırız.

Seans Standartlarımız ve Ritim Danışanlarımızla yürüttüğümüz görüşmeler, uluslararası standartlara uygun olarak 50 dakika sürer. Başlangıçta genellikle haftada bir gün olarak belirlediğimiz bu ritim, sizin edindiğiniz yeni becerilerle güçlenmenize paralel olarak, zamanla iki haftada bire ve sonrasında ayda bire doğru esnetilir. Amacımız, sizi terapiye bağımlı kılmak değil, kendi hayatınızın kaptanı olmanız için gereken enstrümanları size kazandırmaktır.

İstanbul Suadiye ve Online Psikolojik Destek İlk Adımı Atmak

 

Kaygının ve panik hissinin hayatınızı, hayallerinizi ve ilişkilerinizi sınırlandırmasına seyirci kalmak zorunda değilsiniz. İçinizdeki o başa çıkma gücünü yeniden keşfedeceğiniz, profesyonel ve şeffaf bir çalışma alanı için yanınızdayız.

Danışanlarımızı İstanbul Kadıköy Suadiye’deki kliniğimizde yüz yüze ağırladığımız gibi, nerede yaşarsanız yaşayın online psikoterapi ayrıcalığıyla dijital ortamda da destek sunuyoruz. Tamamen gizlilik esasına dayanan, sizi anlayan ve yargılamayan bir ortamda psikolojik destek sürecinize başlamak için ilk adımı bugün atabilirsiniz.

Panik Atak Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Panik atak anında bedenime kalıcı bir zarar gelir mi, kalp krizi geçirir miyim?

Bu, danışanlarımızdan en sık duyduğumuz ve en haklı kaygılardan biridir. Ancak bilimsel yanıt çok nettir: Hayır, hiçbir zarar gelmez. Panik atak anında yaşadığınız kalp çarpıntısı veya nefes darlığı gerçektir, ancak tehlikeli değildir. Bedeniniz sadece yoğun miktarda adrenalin salgılamaktadır. Bu durum kalp krizine dönüşmez, bayılmanıza veya aklınızı kaybetmenize yol açmaz. Bedeninizin alarm sisteminin gürültülü ama zararsız bir provasıdır.

Terapi odasındaki süreç salt bir “konuşma ve dertleşme” eylemi değildir. Zihninizin olayları yorumlama biçimi, doğrudan sinir sisteminizi ve hormonlarınızı etkiler. Bizler seanslarda, beyninizin tehdit algılayan merkezini (amigdala) yeniden eğitiyoruz. Duygu ve düşünce regülasyonunu öğrenmek, bedenin fiziksel olarak verdiği o yoğun tepkilerin zamanla sönümlenmesini sağlar. Size, günlük hayatta uygulayabileceğiniz bilimsel ve yapılandırılmış beceriler kazandırırız.

Psikoterapi sürecinin ana hedefi, danışanın kaygı döngüsünü tanıması ve bu döngüyü kırma gücünü eline almasıdır. Yeni başa çıkma becerileri edindiğinizde, bedensel duyumlar sizin için korkutucu birer kriz olmaktan çıkar. Panik atağın doğasını anladığınızda ve “korkmaktan korkmayı” bıraktığınızda, o sınırlanan yaşam alanınız yeniden genişler; sosyal yaşamınızın ve günlük rutinlerinizin kontrolü tamamen size geçer.

Atak anında zihin sürekli içinize, bedeninize ve felaket senaryolarına odaklanır. O an yapabileceğiniz en etkili şeylerden biri “Topraklanma (Grounding)” tekniği ile dikkati dış dünyaya çevirmektir. Etrafınıza bakın ve sesli olarak; görebildiğiniz 5 farklı objeyi, dokunabildiğiniz 4 yüzeyi, duyabildiğiniz 3 sesi sayın. Buna ek olarak, nefesinizi yavaşlatmak sinir sisteminize “güvendeyiz” mesajı verir. Burnunuzdan içinizden 4’e kadar sayarak nefes alıp, dudaklarınızı büzerek 6’ya kadar sayarak yavaşça vermeyi deneyebilirsiniz.

Kesinlikle. Modern klinik psikoloji araştırmaları, yapılandırılmış bir online psikoterapi sürecinin yüz yüze görüşmeler kadar etkili olduğunu kanıtlamaktadır. Hatta agorafobi (alan korkusu) veya dışarı çıkma kaygısının yoğun olduğu dönemlerde, danışanın kendini en güvende hissettiği alandan; kendi odasından ekrana bağlanması, sürece başlama cesaretini artırır ve süreci oldukça kolaylaştırır.

Bu konuyla ilgili bir uzman desteğine mi ihtiyacınız var?

Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Panik Atak ile İlgili Son Yazılar:

15 Dk Ücretsiz Ön Görüşme
Online Randevu Alın
Randevu al