Çocuklarda Özgüven Geliştiren 5 Etkili Cümle ve Doğru Yaklaşım

Bir çocuğun sağlıklı bir ruhsal gelişim gösterebilmesinin en temel yapı taşlarından biri özgüvendir. Ancak “özgüven” kavramı, toplumda sıklıkla her ortamda öne çıkmak, hiç hata yapmamak veya kibirli bir cesaret sergilemek ile karıştırılabilmektedir. Oysa psikolojik açıdan özgüven (benlik saygısı); çocuğun kendi yeteneklerinin farkında olması, sınırlarını bilmesi, değerli olduğuna inanması ve zorluklar karşısında deneme cesareti gösterebilmesidir.

Ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişim dili, çocukların iç sesine dönüşür. Dolayısıyla, çocuklarda özgüven gelişimi anne-babanın tutumlarıyla doğrudan ilişkilidir. Ancak, psikolojik gelişim süreçleri genetik faktörler, mizaç ve sosyal çevre gibi birden fazla etkenle ilişkili olabilir ve bu durum çocuktan çocuğa değişebilir. Bu nedenle, “Çocuğumun özgüvenini nasıl artırabilirim?” sorusunun tek bir formülü olmasa da, günlük iletişimde kullanabileceğiniz bazı yaklaşımların çocuğun benlik algısı üzerinde iyileştirici etkileri olduğu bilimsel olarak gözlemlenmektedir.

İşte çocuğunuzla iletişim kurarken onun özgüvenini destekleyecek ve sağlıklı bir benlik inşa etmesine yardımcı olacak 5 etkili cümle ve arkasındaki doğru yaklaşım:

  1. “Sonucun Ne Olduğundan Ziyade, Ne Kadar Çabaladığını Görüyorum ve Takdir Ediyorum.”

Çocukları sadece “Çok zekisin”, “Harikasın”, “En iyisisin” gibi doğrudan yetenek ve kimlik üzerinden övmek, sanılanın aksine uzun vadede özgüven zedeleyici olabilir. Çünkü çocuk, bir başarısızlık anında “Demek ki artık zeki/harika değilim” inancına kapılabilir. Gelişim odaklı zihniyet (growth mindset) yaklaşımına göre, zeka veya doğuştan gelen yetenekleri değil; süreci, emeği ve gayreti övmek çok daha değerlidir. Çabasının görüldüğünü bilen çocuk, yenilmekten korkmaz ve tekrar deneme cesareti bulur.

  1. “Bu Konuda Senin Fikrin Nedir? Ne Düşünüyorsun?”

Çocuklar, düşüncelerine değer verildiğini hissettiklerinde birey olduklarını idrak ederler. Akşam yemeğinde ne yeneceğinden, hafta sonu gidilecek parka veya evdeki küçük bir eşyanın yerine kadar onların da fikirlerini sormak, karar alma becerilerini geliştirir. Fikirlerinin dinlendiğini ve ciddiye alındığını gören çocuğun özgüveni doğal bir şekilde beslenir.

  1. “Hata Yapman Çok Doğal, Ben de Hata Yaparım. Sence Bundan Ne Öğrenebiliriz?”

Özgüven eksikliği olan çocuklarda en sık gözlemlenen durum “hata yapma korkusu”dur. Mükemmeliyetçi beklentiler, çocuğun yeni şeyler denemesini engeller. Hatanın dünyanın sonu olmadığını, öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu çocuğa aktarmak gerekir. Hatta kendi yaptığınız ufak hataları çocuğunuzla paylaşmak, onu rahatlatacak ve ona koşulsuz bir kabul alanı açacaktır.

  1. “Bunu Tek Başına Yapabileceğine İnanıyorum. İhtiyacın Olduğunda İse Sana Yardım Etmek İçin Buradayım.”

Çocuğun yerine her şeyi yapmak (aşırı koruyucu ebeveynlik), “Sen yapamazsın, benim yardımım olmadan başaramazsın” gizli mesajını verir. Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar (oyuncaklarını toplama, kendi giyinme vb.) vermek özgüvenin temeli olan “özerklik” duygusunu besler. Doğru yaklaşım; ona kendi kanatlarıyla uçması için alan tanırken, düştüğünde onu yakalayacak güvenli limanın siz olduğunu hissettirmektir.

  1. “Başarılı Olsan da Olmasan da, Seni Her Halinle Koşulsuz Seviyorum.”

Çocukların hissettiği sevgi performansa, uslu durmaya, yüksek not almaya veya “iyi çocuk” olmaya bağlı olmamalıdır. Koşullu sevgi, çocukta “Ancak başarılı olursam sevilmeye değerim” gibi hatalı ve kaygı verici bir inanç yaratır. Varlığının salt olarak kabul edildiğini ve sevildiğini bilen bir çocuk, hayatın getireceği zorluklar karşısında daha dirençli bir özgüvene sahip olur.

Sıkça Sorulan Sorular 

Çocuklarda özgüven eksikliği nasıl anlaşılır? Özgüven eksikliği yaşayan çocuklar genellikle yeni şeyler denemekten kaçınırlar, hata yaptıklarında aşırı tepkiler (yoğun ağlama, öfke) verebilirler, “Ben yapamam”, “Ben kötüyüm” gibi kendilerine dair olumsuz cümleler kurarlar. Göz teması kurmaktan kaçınma ve akran zorbalığına karşı kendini savunamama da gözlemlenebilen davranışlar arasındadır. Unutulmamalıdır ki, bu belirtiler kişiden kişiye değişebilir.

Özgüven eksikliği olan çocuğa nasıl davranılmalı?

Öncelikle çocuğu eleştirmekten, kardeşleri veya akranlarıyla kıyaslamaktan kesinlikle kaçınılmalıdır. Küçük adımlarla yapabileceği sorumluluklar verilmeli, sonuç değil çaba övülmeli ve onunla kaliteli, ekranlardan uzak “birebir zaman” geçirilmelidir.

Özgüven Gelişiminde Psikolojik Desteğin Rolü

Çocuğunuzun yaşadığı özgüven eksikliği veya içe kapanıklık durumu okul hayatını, sosyal ilişkilerini ve günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde olumsuz etkiliyorsa, bir çocuk ve ergen psikoloğu ile görüşmek faydalı bir adım olacaktır. Psikolojik süreçlerin nedenleri tek bir sebebe indirgenemez; profesyonel bir değerlendirme süreci çocuğun iç dünyasındaki gerçek ihtiyaçları anlamamıza olanak tanır.

İstanbul, Kadıköy (Suadiye) bölgesinde bulunan merkezimizde, çocukların duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik, bilimsel çerçevede yüz yüze çocuk psikolojisi ve oyun terapisi hizmetleri sağlamaktayız. Süreç, her çocuğun kendi biricik yapısına ve hızına göre planlanmaktadır. Destek almak, terapi süreçleri hakkında bilgi edinmek ve randevu oluşturmak için tubakoldag.com üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu konuyla ilgili bir uzman desteğine mi ihtiyacınız var?

Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.