Uzman Klinik Psikolog Tuba Koldağ Logo

Uzman Klinik Psikolog

Tuba KOLDAĞ

⬇ AÇILIŞA KALAN SÜRE ⬇

00
00
00
00
📅 Büyük Açılış: 16 Eylül, Saat 22:22
✂️ Bu sadece bir sitenin değil, senin o güzel hayallerinin açılışı... Tüm dualarının hayırla ve kolaylıkla gerçeğe dönüşmesini, bu yeni adımın sana bereket getirmesini diliyorum. Şimdi bu kurdeleyi keserek kendi hikayene yepyeni bir sayfa açabilirsin. Dilerim bir gün, sana ait o güzel kliniğin gerçek kurdelesini keserken de bugünkü heyecanını, atılan bu ilk adımı ve sana ne kadar inanıldığını sevgiyle hatırlayasın. Yolun ve bahtın hep açık olsun. - Fatih ARS

Oyun Terapisi:  Çocuğunuzun İç Dünyasına Açılan Güvenli Pencere

 

Yetişkinler olarak canımız sıkıldığında, bir şeye üzüldüğümüzde ya da içinden çıkamadığımız bir duygu durumu yaşadığımızda bunu kelimelere dökeriz. Bir arkadaşımızla kahve içerken dertleşir veya bir uzmandan destek alarak sorunlarımızı konuşarak anlatırız. Peki ya çocuklar? Onlar kelime dağarcıkları ve soyut düşünme becerileri henüz bizimki kadar gelişmediği için “Bugün okulda kendimi çok yetersiz hissettim” veya “Kardeşim doğduğu için bana olan sevginizin azaldığından kaygı duyuyorum” diyemezler. Bunun yerine hırçınlaşabilir, içe kapanabilir ya da bedensel tepkiler verebilirler.

İşte tam bu noktada oyun terapisi devreye girer. Garry Landreth’in o meşhur sözüyle ifade edecek olursak; “Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.”

Oyun terapisi, çocuğun en doğal dili olan “oyun” üzerinden kurulan, bilimsel temellere dayanan bir psikolojik destek sürecidir. Bu yaklaşım, çocuğun yaşadığı karmaşık duyguları, kaygıları veya zorlayıcı yaşam deneyimlerini, kendi seçtiği oyuncaklar aracılığıyla ifade etmesine olanak tanır. Uzman bir klinik psikolog eşliğinde yürütülen bu çalışma alanı, çocuğun sadece keyifli vakit geçirdiği bir etkinlik değil; kendi sınırlarını keşfettiği, özgüvenini yeniden inşa ettiği ve yepyeni başa çıkma becerileri kazandığı profesyonel bir süreçtir.

Hangi Durumlarda Oyun Terapisine Başvurulur?

 

Çocuklar, yetişkinlerin dünyasında “küçük” sayılabilecek değişikliklerden bile derinden etkilenebilirler. Bazen hayatlarında olup bitenleri anlamlandırmakta zorlanırlar. Oyun terapisi, çocukların bu zorlayıcı süreçleri kendi hızlarında işlemeleri için son derece güvenli bir alan sunar. Aileler genellikle şu konularda psikolojik destek arayışına girerler:

  • Kaygı ve Korku Durumları: Gece yalnız uyuyamama, karanlık korkusu, okula gitmek istememe, anne-babadan ayrılmakta aşırı zorlanma (ayrılık kaygısı) veya aniden ortaya çıkan spesifik korkular.
  • Aile Dinamiklerindeki Değişimler: Boşanma ya da ayrılık süreçleri, aileye yeni bir üyenin (kardeş) katılmasıyla başlayan yoğun kardeş kıskançlığı, ev veya şehir değişiklikleri.
  • Davranışsal Zorluklar: Öfkeyi kontrol edememe, akranlarına veya eşyalara zarar verme eğilimi, sürekli sınırları test etme, yoğun inatlaşma krizleri ya da tam aksine aşırı içe dönüklük.
  • Zorlayıcı Yaşam Deneyimleri ve Kayıplar: Trafik kazası, doğal afetler, sevilen birinin ya da evcil hayvanın kaybı sonrasında yaşanan karmaşık yas süreçleri.
  • Sosyal ve Akademik Süreçler: Okulda arkadaşlık kurmakta zorlanma, akran zorbalığına maruz kalma, özgüven eksikliği veya dikkat süreçlerinde yaşanan farklılıklar.
  • Fiziksel Bir Nedene Dayanmayan Bedensel Tepkiler: Doktor kontrollerinde fizyolojik bir sorun bulunamamasına rağmen devam eden karın ağrıları, mide bulantıları, alt ıslatma, tırnak yeme veya uyku düzenindeki bozulmalar.

Süreç Nasıl İşler? Adım Adım Oyun Terapisi

 

Klinik pratiğimde ailelerin sürece dair en çok merak ettiği konu, “İçeride tam olarak ne oluyor?” sorusudur. Oyun terapisi, her çocuğun kendi biricik hikayesine göre şekillenen esnek ama sınırları belli bir süreçtir. Standardımız şeffaflık ve aile ile güçlü bir işbirliğidir.

  1. İlk Tanışma ve Ebeveyn Görüşmesi

Sürece doğrudan çocukla başlamayız. İlk adımda sadece anne-baba (veya bakım verenler) ile bir araya geliriz. Çocuğunuzun bebekliğinden bugüne kadar olan gelişim öyküsünü, aile yapınızı, okul hayatını ve sizi bu arayışa yönelten temel zorlukları konuşuruz. Beklentilerinizi dinler, yol haritamızı çizeriz.

  1. Oyun Odası Seansları

Oyun odası, çocuğun kurallarını kendisinin koyduğu (başkalarına ve kendine zarar vermemek gibi temel güvenlik sınırları hariç), yargılanmadığı, yönlendirilmediği özgür bir alandır. Seanslar genellikle haftada bir gün, önceden belirlenmiş sabit saatlerde yapılır ve tam 50 dakika sürer. Klinisyen olarak amacım çocuğa ne yapması gerektiğini söylemek değil, onun kurduğu oyuna “eşlik etmek” ve o oyun içindeki temaları okuyarak duygusal dayanıklılığını desteklemektir.

  1. Aile Geri Bildirim Seansları (Ebeveyn Danışmanlığı)

Oyun terapisi, aileyi dışarıda bırakan bir süreç değildir; aksine siz olmadan eksik kalır. Ortalama her 4-6 seansta bir, çocuk olmadan sizinle tekrar bir araya geliriz. Çocuğun oyun odasındaki özel alanına (mahremiyetine) saygı duyarak sürecin nereye evrildiğini konuşuruz. Evde onu nasıl daha iyi destekleyebileceğinizi, sınırları nasıl şefkatle çizebileceğinizi birlikte planlarız.

İstanbul Suadiye’de Yüz Yüze, Dünyanın Her Yerinden Online Destek

 

Ebeveynlik, zaman zaman dışarıdan bir rehberliğe ihtiyaç duyduğumuz uzun ve dönüştürücü bir yolculuk. Çocuğunuzun yaşadığı duygusal düğümleri çözmek ve ailenizin huzurunu yeniden dengelemek için bu süreçte yanınızdayım.

İstanbul Suadiye‘de yer alan kliniğimizde, çocukların tamamen güvende hissedebilecekleri, uluslararası standartlara göre özenle hazırlanmış oyun odamızda yüz yüze hizmet veriyoruz. Ayrıca ergen, yetişkin ve ebeveyn danışmanlığı süreçleri için Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olursanız olun online terapi imkanı ile de yanınızdayız.

Çocuğunuzun iç dünyasına şefkatli bir adım atmak, süreci detaylandırmak ve ilk randevunuzu planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Oyun Terapisi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum evde zaten sürekli oyun oynuyor, terapidekinin farkı ne?

Evdeki oyun çocuğun günlük rahatlama aracıdır, ancak oyun odasındaki her bir oyuncak belli bir duygu veya yaşam olayını temsil etmesi için özel olarak seçilmiştir (örneğin; güç, bakım, agresyon oyuncakları). Ayrıca evde siz bir ebeveynsiniz; oyun odasında ise süreci klinik bir gözle izleyen, çocuğun oyunundaki metaforları anlayan ve bu süreci başa çıkma becerilerine dönüştüren bir uzman bulunur.

Genel kabul gören aralık 2.5 yaş ile 11 yaş arasıdır. Çocuğun “mış gibi” yapabildiği sembolik oyun döneminin başlamasıyla süreç aktifleşir, ergenlik öncesi soyut düşünmenin tam olarak oturmasına kadar oyun, birincil iletişim dili olmaya devam eder.

 Özel bir durum (çok yoğun bir ayrılık kaygısı vb.) yaşanmıyorsa, terapist ve çocuğun baş başa kalması esastır. Bu, çocuğun ebeveyn onayından bağımsız bir birey olarak o odada var olabilmesi ve terapistle güvenli bir bağ kurabilmesi için gereklidir. Siz dışarıda beklerken, o içeride kendi dünyasını inşa eder.

Psikolojik destek süreçleri matematiksel bir formüle dayanmaz. Kaç seans süreceği çocuğun mizacına, yaşadığı zorluğun ne kadar süredir devam ettiğine, ailenin süreçteki işbirliğine ve çevresel destek kaynaklarına göre değişir. Sürecin ne zaman tamamlanacağını geri bildirim görüşmelerimizde birlikte değerlendiriyoruz.

Oyun terapisinin asıl hedefi, çocuğun o anki sorunu atlatması değil; ona hayatı boyunca kullanabileceği, esnek ve güçlü bir “duygusal alet çantası” vermektir. Kendi duygularını regüle etmeyi (düzenlemeyi) öğrenen çocuk, gelecekte karşılaşabileceği yeni zorluklarda da çok daha dirençli kalacaktır.

Bu konuyla ilgili bir uzman desteğine mi ihtiyacınız var?

Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.

Oyun Terapisi ile İlgili Son Yazılar:

No posts found!

15 Dk Ücretsiz Ön Görüşme
Online Randevu Alın
Randevu al