Yaşadığınız olayın üzerinden haftalar, aylar hatta yıllar geçmiş olabilir. Ama bazı geceler hâlâ aynı rüyayla uyanıyorsunuz. Kalabalık bir yerde aniden yükselen bir ses, içinizi titretiyor. Çevrenizdekiler “artık geçmiştir, unut artık” dese de siz kendinizi hâlâ o anın içinde sıkışmış gibi hissediyorsunuz. Eğer bu cümleler size tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), tahmin edilenden çok daha fazla insanın deneyimlediği, ancak çoğu zaman üzeri örtülen bir zorlanmadır. İstanbul Suadiye’deki kliniğimizde, bu yükü tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı hatırlatmak isteriz.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu, kişinin yaşamını tehdit eden, dehşet verici ya da aşırı zorlayıcı bir olayın ardından gelişebilen psikolojik bir durumdur. Doğal afet, trafik kazası, fiziksel veya duygusal şiddet, ani bir kayıp, uzun süreli istismar ya da savaş gibi olaylar TSSB’nin temelini oluşturabilir. Burada önemli olan olayın kendisinden çok, olayın kişinin zihninde ve bedeninde nasıl yankılandığıdır. Herkes aynı olayı aynı şekilde deneyimlemez; biri için katlanılabilir olan bir durum, bir başkası için derin bir kırılma yaratabilir.
Klinik psikoloji açısından TSSB’yi yalnızca “kötü bir anının tekrar hatırlanması” olarak görmek eksik olur. Beyin ve beden, travmatik deneyime karşı doğal bir koruma mekanizması geliştirir; ancak bu mekanizma zamanla kişinin aleyhine çalışmaya başlayabilir. İstenmeyen anılar, kabuslar, tetikleyicilere karşı aşırı duyarlılık ve sürekli tetikte olma hali, bu koruma mekanizmasının yan etkileri olarak ortaya çıkar. Psikoterapi sürecinde amaç, bu tepkileri bastırmak değil; onları anlamlandırmak, şiddetini azaltmak ve günlük yaşam üzerindeki hâkimiyetini kırmaktır. Her danışanın hikâyesi kendine özgüdür; bu yüzden psikolojik destek planı da kişiye özel olarak şekillenir. Kimseye “senin yaşadığın şey diğerlerininki kadar büyük değil” demeyiz. Sizin için önemli olan, bizim için de önemlidir.
TSSB çalışma alanı yalnızca büyük felaketler yaşayan kişilerle sınırlı değildir. Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok olay, üzerinde yeterince durulmadığında benzer zorlanmalara yol açabilir. Aşağıdaki durumlardan birkaçını kendinizde gözlemliyorsanız, profesyonel bir psikolojik destek almak anlamlı bir adım olabilir:
Bu işaretlerin bir kısmı herkeste zaman zaman görülebilir. Ancak bunlar birkaç haftadan uzun sürüyorsa ve yaşam kalitenizi ciddi biçimde etkiliyorsa, psikolojik destek almak sağlıklı bir tercihtir. Psikolojik destek almak bir güçsüzlük göstergesi değil; aksine kendinize verdiğiniz değerin ve yaşamınızı yeniden ele alma isteğinizin bir ifadesidir.
Suadiye İstanbul’daki kliniğimizde psikoterapi süreci, güvenli, yargısız ve empatik bir atmosferde yürütülür. Her seans standart olarak 50 dakika sürer. İlk birkaç seans, sizi tanımaya, yaşadığınız zorlukları anlamaya ve birlikte çalışılacak hedefleri netleştirmeye ayrılır. Acele etmeyiz; çünkü kalıcı değişim, güvenli bir zemin üzerinde inşa edilir.
İlk Değerlendirme
İlk seansta terapistiniz; travmatik deneyiminizin üzerinizdeki etkilerini, mevcut başa çıkma yöntemlerinizi, çevrenizden aldığınız desteği ve terapi sürecinden beklentilerinizi birlikte değerlendirir. Bu görüşme aynı zamanda terapistle aranızdaki uyumu test etmeniz için de bir fırsattır. Kendinizi rahat ve güvende hissetmediğiniz bir süreçte ilerlemek zordur; bu yüzden ilk seansta hissettikleriniz çok değerlidir.
Psikoterapi Süreci
Değerlendirmenin ardından danışanın ihtiyacına göre farklı kanıta dayalı psikoterapi yöntemleri kullanılır. Bilişsel davranışçı terapi, şema terapi ve travma odaklı yaklaşımlar en sık başvurduğumuz yöntemler arasındadır. Süreç boyunca amaç; travmatik anıya ilişkin rahatsız edici duygu ve beden tepkilerini azaltmak, kaçınma davranışlarını dönüştürmek ve günlük yaşamda daha sağlıklı başa çıkma becerileri geliştirmektir. Terapistiniz, sizi rahatsız eden bir konuya asla zorla girmez. İlerleme hızını birlikte belirlersiniz; bazen yavaş gitmek, en hızlı yoldur.
Online Psikolojik Destek
Yüz yüze seanslara ek olarak, tüm Türkiye’ye ve dünyanın farklı ülkelerine online psikolojik destek imkânı sunuyoruz. Online seanslar, gizlilik ilkelerine uygun güvenli görüntülü görüşme platformları üzerinden gerçekleştirilir. Yurt dışında yaşayan, yoğun iş temposu nedeniyle kliniğe gelemeyen veya bulunduğu bölgede uygun bir uzmana ulaşamayan danışanlar için online psikoterapi süreci, yüz yüze seanslarla aynı özen ve profesyonellikle yürütülür.
Gizlilik ve Etik
Psikoterapi sürecinde paylaştığınız tüm bilgiler, mesleki etik kurallar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde gizli tutulur. Kendinizi güvende hissetmeniz, sürecin en temel yapı taşıdır. Danışan ve terapist arasındaki güven ilişkisi, psikolojik desteğin etkili olabilmesi için kritik öneme sahiptir.
Travma sonrası stres bozukluğu ile ilgili psikolojik destek almak için İstanbul Kadıköy Suadiye kliniğimizde yüz yüze veya tüm Türkiye’ye ve dünyaya online terapi seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz. Deneyimli klinik psikolog kadromuz, size güvenli ve empatik bir alan sunmaya hazırdır.
Bilgi almak veya randevu oluşturmak için WhatsApp hattımızdan ya da web sitemizdeki iletişim numaramızdan bize ulaşabilirsiniz. İlk adımı atmak zor olabilir; ancak kendinize bu alanı açmak, yaşam kalitenizi yeniden kazanma yolculuğunuzun en değerli parçasıdır. Size yardımcı olmak için buradayız.
TSSB’nin süresi kişiden kişiye değişir. Bazı danışanlarda belirtiler travmatik olaydan kısa süre sonra ortaya çıkarken, bazılarında aylar veya yıllar sonra başlayabilir. Psikoterapi sürecinin uzunluğu; travmanın türüne, kişinin geçmiş deneyimlerine, mevcut destek sistemlerine ve terapiye başlama zamanına göre farklılık gösterir. Düzenli katılım ve kararlılık, sürecin verimliliğini olumlu etkiler.
Kliniğimizde ağırlıklı olarak bilişsel davranışçı terapi ve travma odaklı yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra danışanın ihtiyacına göre şema terapi, farkındalık temelli uygulamalar veya beden odaklı teknikler de sürece entegre edilebilir. Terapistiniz, sizin için en uygun yöntemi birlikte belirler.
Araştırmalar, online psikoterapi sürecinin birçok danışan için yüz yüze terapiyle benzer düzeyde etkili olabildiğini göstermektedir. Online terapi; özellikle yoğun iş temposu, hareket kısıtlılığı, yurt dışında yaşama veya ulaşım zorlukları nedeniyle kliniğe gelemeyen danışanlar için önemli bir alternatiftir. Gizlilik ve güvenlik standartları, yüz yüze seanslarla aynı özenle korunur.
İlk seans, sizi tanımaya ve mevcut zorluklarınızı anlamaya yönelik bir değerlendirme görüşmesidir. Terapistiniz; size güvenli bir alan sunar, şikayetlerinizi dinler, geçmiş öykünüzü ve terapi hedeflerinizi sorar. Ayrıca psikoterapi sürecinin nasıl ilerleyeceği hakkında sizi bilgilendirir. Bu görüşme, terapistle aranızdaki uyumu değerlendirmeniz için de bir fırsattır.
TSSB yaşayan bir yakınınıza en iyi destek; onu yargılamadan dinlemek, duygularını küçümsememek ve acele etmesi için baskı yapmamaktır. “Artık bunu düşünme” gibi ifadeler yerine, “Bu konuda ne hissediyorsun? Sana nasıl yardımcı olabilirim?” gibi açık uçlu sorular sormak daha faydalıdır. Profesyonel psikolojik destek alması konusunda nazikçe cesaretlendirebilir, randevu sürecinde ona eşlik edebilirsiniz.
Aslında çoğu insan “tamamen hazır” hissettiği bir anı beklemenin yanlış olduğunu fark eder. Eğer bu yazıyı okuyorsanız, büyük ihtimalle içinizde bir yerlerde değişim arzusu uyanmış demektir. Hazır hissetmek, sürecin başında değil, süreç ilerledikçe gelişen bir duygudur. İlk adımı atmak için biraz isteksiz olmanız çok normaldir; terapistiniz bu konuda size eşlik edecektir.
Travmatik bir olayın ardından zihniniz ve bedeniniz bazı sinyaller verebilir. Sürekli o anı gözünüzde canlandırma (flashback), uykudan sıçrayarak uyanma veya kabuslar görme, olayı hatırlatan mekanlardan/kişilerden ısrarla kaçınma, sürekli tetikte hissetme hali, ani öfke patlamaları veya duygusal olarak hissizleşme en yaygın işaretlerdir. Eğer bu durumlar olayın üzerinden haftalar geçmesine rağmen azalmıyor ve günlük yaşantınızı, işinizi veya ilişkilerinizi zorlaştırıyorsa, profesyonel bir psikolojik destek sürecine başlamak oldukça faydalı olacaktır.
Hayır, kendinizi hazır hissetmediğiniz hiçbir detayı paylaşmak zorunda değilsiniz. Travma odaklı çalışmalarda en önemli unsur sizin o odada kendinizi tamamen “güvende” hissetmenizdir. Sürecin başlarında amacımız sizi o zorlayıcı anılara maruz bırakmak değil; o olayın bugünkü hayatınızda yarattığı kaygı, stres ve bedensel tepkilerle baş etme becerilerinizi güçlendirmektir. Anıların işlenmesi aşamasına, ancak siz kontrolün kendi elinizde olduğunu hissettiğinizde ve kendi hızınızda geçilir.
İnsan beyni, karşılaştığı tehlikeli durumları bir daha yaşamamak adına o anıları canlı tutarak bizi korumaya çalışır. Zihninizde sürekli tekrar eden görüntüler (flashback) beyninizin bozulmuş bir alarm sistemidir. Psikoterapi sürecindeki amacımız sihirli bir değnekle o anıyı hafızanızdan tamamen silmek değildir; zira bu nörolojik olarak mümkün de değildir. Hedefimiz, o anının üzerinizdeki yoğun duygusal yükünü ve korkuyu hafifleterek, anının size zarar vermeyen “sıradan bir geçmiş yaşantıya” dönüşmesini sağlamaktır.
Kesinlikle alabilirsiniz. Zihnin zaman algısı farklı çalışır; aylar hatta yıllar önce yaşanmış olsa bile işlenmemiş bir travma, bugünkü özgüveninizi, ikili ilişkilerinizi, stres yönetiminizi veya sınır koyma becerilerinizi etkilemeye devam edebilir. Psikoterapi süreci, geçmişte yaşananların bugününüz üzerindeki gölgesini kaldırmak ve çok daha psikolojik dayanıklılığı yüksek bir yetişkinlik dönemi inşa etmek için her yaşta başvurulabilecek etkili bir yoldur.
Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
No posts found!