Çocuklarda ideal ekran süresi ne kadar olmalı? Tablet ve telefon...
Devamını Oku
Ergenlik, bir çocuğun birdenbire yetişkin dünyasının kapısında belirdiği; bedeninde, zihninde ve duygulanımında devasa fırtınaların koptuğu en özel gelişimsel eşiktir. Bu evre sadece hormonların değiştiği biyolojik bir süreç değildir; gencin “Ben kimim?”, “Nereye ait olmalıyım?”, “Kendi ayaklarımın üzerinde durabilir miyim?” sorularına yanıt aradığı derin bir kimlik inşasıdır.
Beynin mantıksal düşünme, karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu ön bölgesi (prefrontal korteks), ergenlik yıllarında henüz gelişimini tamamlamamıştır. Buna karşın duyguları yöneten limbik sistem son derece aktiftir. İşte tam da bu nedenden ötürü ergenler; bir an çok heyecanlı ve coşkulu, hemen ardından son derece öfkeli ya da içe kapanık olabilirler. Bu durum bir uyumsuzluk veya bozukluk değil; doğanın ve gelişimsel biyolojinin doğal bir parçasıdır.
Ergenlik dönemi psikolojik destek süreci, bu çalkantılı geçiş köprüsünü gencin çok daha dengeli, özgüvenli ve farkındalığı yüksek bir şekilde geçmesini amaçlayan profesyonel bir çalışma alanıdır. Amacımız; genci değiştirmeye ya da bir kalıba sokmaya çalışmak değil, onun kendi potansiyelini tanımasına, duygularını regüle edebilmesine ve yaşamın karşısına çıkardığı engellerle başa çıkma becerileri geliştirmesine rehberlik etmektir. Aynı zamanda bu süreç, tıkanan aile içi iletişimin yeniden sağlıklı bir zemine oturması için güvenli bir köprü işlevi görür.
Her gencin dünyayı algılama ve yaşama biçimi benzersizdir. Dolayısıyla ergenlikte karşılaşılan zorluklar da her evde farklı şekillerde kendini gösterebilir. Uzman bir psikolog rehberliğinde ele aldığımız temel çalışma alanları şunlardır:
Psikoterapi süreci, gencin bireysel ritmine, mizaç özelliklerine ve ailenin ihtiyaçlarına göre esnek bir biçimde kurgulanır. Terapötik yol haritamız şu temel adımlarla şekillenir:
Süreç genellikle anne ve babayla (veya gencin durumuna göre genç ile birlikte) gerçekleştirilen bir ön değerlendirme ile başlar. Bu seansta gencin çocukluk öyküsü, gelişim aşamaları, aile dinamikleri ve danışma nedeni detaylıca dinlenir.
Ergenlik çağındaki bir gencin uzmanla bağ kurabilmesi için gizlilik en hayati unsurdur. Genç birey, seans salonunda konuştuğu hiçbir şeyin (kendine ya da başkasına zarar verme riski taşıyan durumlar hariç) ebeveynlerine aktarılmayacağını bildiğinde maskelerini indirir ve gerçek duygularını paylaşır. Bu gizlilik ilkesi, sürecin başarısını doğrudan etkiler.
Seanslar standart olarak 50 dakika sürer. Terapi sürecinin başında, Danışan ile haftada 1 kez bir araya gelmek terapötik bağın kurulması açısından idealdir. İlerleyen süreçte danışanın ihtiyacına paralel olarak seans aralıkları 15 günde bir şeklinde düzenlenebilir.
Genç ile yürütülen bireysel sürecin yanı sıra, onun onayını alarak belirli aralıklarla anne-babalarla da gelişim değerlendirme seansları yapılır. Buradaki hedef; evdeki iletişim dilini dönüştürmek, ebeveynlerin ergenlik psikolojisini daha iyi okumalarını sağlamak ve gence evde de destekleyici bir alan açmaktır.
Ergenlik dönemi, doğru yaklaşıldığında hem genç hem de aile için muazzam bir olgunlaşma ve yakınlaşma fırsatıdır. Bu çalkantılı süreci çatışmalarla değil, bağ kurarak geçirmek mümkündür.
İstanbul Suadiye kliniğimizde yüz yüze psikolojik destek hizmeti sunmanın yanı sıra, Türkiye’nin ve dünyanın her yerinden online terapi seanslarımızla yanınızdayız. Bilgi almak ve ilk değerlendirme seansınızı planlamak için WhatsApp hattımız veya iletişim formumuz üzerinden bizimle kolayca iletişime geçebilirsiniz.
Gençleri zorlayarak veya bir “sorunlu” algısı yaratarak terapiye getirmek olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bunun yerine ona; psikoloğun bir yargıç veya öğretmen olmadığını, tamamen kendisine ait, dilediği gibi içini dökebileceği tarafsız bir alan sunulacağını anlatabilirsiniz. Direnç devam ediyorsa, sürece ilk olarak ebeveyn danışmanlığı ile başlamak evdeki yaklaşımınızı düzenlemenize yardımcı olur.
Etik ilkeler gereği seans içeriğinde konuşulanlar aileyle birebir paylaşılmaz. Ancak sürecin genel gidişatı, gelişim odakları ve ailenin evde dikkat etmesi gereken tutumlar, gencin bilgisi ve onayı dahilinde yapılan ebeveyn görüşmelerinde paylaşılır.
Öfke ve bağımsızlaşma arzusu ergenliğin doğasında vardır. Ancak bu durum gencin okul başarısını düşürmeye, sosyal ilişkilerini koparmaya, uyku/beslenme rutinlerini bozmaya başladıysa ve genç öz bakımını ya da güvenliğini riske atacak davranışlar sergiliyorsa profesyonel bir psikolojik destek süreci geciktirilmemelidir.
Kesinlikle evet. Yüksek kaygı altında çalışan bir beyin, bilgiyi verimli bir şekilde işleyemez. Psikoterapi süreci, gencin performans kaygısını yönetmesini sağladığı için çalışma verimliliğini ve odağını doğrudan artırır.
Dijital çağda büyüyen gençler online platformlara son derece hakimdir. Kendi odalarında, konfor alanlarında kendilerini çok daha rahat ifade edebilen ergenler için online psikoterapi süreci oldukça verimli ve pratiktir.
Psikoterapi süreci kişiye özeldir. Gencin yaşadığı zorluğun derinliği, motivasyonu ve aile içi destek mekanizmaları sürenin uzunluğunu etkiler. Belirli bir seans sayısı vermek doğru olmamakla birlikte, süreç düzenli takiple adım adım şekillenir.
Ergenlik dönemindeki bir gencin en çok ihtiyaç duyduğu şey; yargılanmadan dinlenmek ve anlaşıldığını hissetmektir. Nasihat vermek veya sürekli eleştirmek yerine, onun duygularını anlamaya çalışan bir “yardımcı pilot” rolüne geçmek en sağlıklı yaklaşımdır.
Danışanın ihtiyacına göre Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Şema Terapi ve Bütüncül Psikoterapi yaklaşımlarından faydalanılarak başa çıkma becerileri geliştirilir.
Çocuklarda ideal ekran süresi ne kadar olmalı? Tablet ve telefon...
Devamını OkuÇocuklarda Özgüven Geliştiren 5 Etkili Cümle ve Doğru Yaklaşım nedir?...
Devamını OkuOkul Fobisi (Korkusu) Nedir? Çocuğunuzu Okula Nasıl Alıştırırsınız yöntemleri keşfedin.
Devamını OkuSüreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.