Çocuklarda ideal ekran süresi ne kadar olmalı? Tablet ve telefon...
Devamını Oku
Bir çocuğun ya da gencin hayatında, her şeyin aynı anda değiştiği dönemler vardır. Beden değişir, duygular alışılmadık bir yoğunlukta akmaya başlar, dünyayı anlama biçimi neredeyse her hafta yeniden şekillenir. Ebeveyn olarak bu değişimi izlemek bazen heyecan vericidir, bazen de “acaba bu normal mi?” sorusunu akla getirir.
Çocuk ve ergen terapisi, tam da bu soruların cevap aradığı yerde devreye girer. Amacı, bir “sorunu düzeltmek” değil; çocuğun ya da gencin kendi iç dünyasını tanımasına, duygularını adlandırmasına ve yaşadığı zorlukların üstesinden kendi kaynaklarıyla gelebilmesine alan açmaktır. Bir yetişkinle yapılan terapiden farklı olarak burada masaya oturup konuşmak tek yöntem değildir – çocuğun yaşına göre oyun, resim, hikâye anlatımı ya da yaratıcı etkinlikler devreye girer; ergenlerle çalışırken ise güvene dayalı, genç-merkezli bir diyalog dili öne çıkar.
Suadiye’deki kliniğimizde bu süreci, çocukların ve gençlerin “burada kendim olabilirim” hissini yaşayabilecekleri sıcak bir ortamda yürütüyoruz. Çünkü değişimin bu kadar hızlı yaşandığı bir dönemde ihtiyaç duyulan şey çoğu zaman bir çözüm değil, yargılamadan dinleyen, yanında duran bir yetişkin figürüdür.
Her çocuk zaman zaman huysuzlaşır, her genç bir dönem içine kapanır. Peki bu, “normal gelişimsel dalgalanma” ile “profesyonel destek gerektiren bir durum” arasındaki çizgiyi nasıl ayırt edebiliriz? Aşağıdaki başlıklar, ailelerin en sık başvuru sebepleri arasında yer alıyor:
Bu listelerden biri veya birkaçı tanıdık geliyorsa, bu mutlaka “ciddi bir sorun” anlamına gelmez – ama bir uzmanla konuşmak, hem çocuğunuz hem de siz için rahatlatıcı bir netlik sağlayabilir.
Her çocuğun, her ailenin hikâyesi farklıdır; bu yüzden terapi süreci de kalıp bir formülden çok, o çocuğa özel şekillenen bir yol haritasıdır. Genel çerçeve şöyle işler:
Çocuğunuzun ya da gencinizin yaşadığı zorlukların gelişimsel bir dalgalanma mı yoksa profesyonel destek gerektiren bir durum mu olduğundan emin değilseniz, bir ön görüşme talep etmekten çekinmeyin – bazen atılacak ilk adım, sadece doğru soruyu sormaktır.
Çocuk ve ergen terapisinde gizlilik esastır. Ergenlik dönemindeki danışanların kendilerini güvende hissetmeleri ve terapist ile açık iletişim kurabilmeleri için seans içeriği gizli tutulur. Ancak ergenin ya da başkasının güvenliğini tehlikeye atacak riskli durumlar (örneğin kendine zarar verme eğilimi vb.) söz konusu olduğunda, aile yasal ve etik sınırlar çerçevesinde bilgilendirilir.
Çocuklar duygularını ve yaşadıkları stresli durumları yetişkinler gibi kelimelerle ifade etmekte zorlanabilirler. Oyun, çocuğun doğal dilidir. Oyun terapisi sürecinde çocuk, oyuncaklar aracılığıyla iç dünyasını dışa vurur, yaşadığı zorlukları oyun yoluyla yeniden kurgular ve başa çıkma becerilerini bu güvenli alanda geliştirir.
Seanslar standart olarak 50 dakika sürmektedir. Sürecin toplam uzunluğu ise tamamen danışanın getirdiği konulara, ihtiyacına ve gelişim hızına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bazı durumlar kısa süreli odaklanmış destek gerektirirken, bazı süreçler daha uzun soluklu bir rehberlik içerebilir. Sürecin sonlandırılmasına her zaman uzman, aile ve danışan ortaklaşa karar verir.
Ergenlerin terapiye karşı direnç göstermesi veya başta gitmek istememesi oldukça normaldir. Bu durumda genci zorlamak yerine, bunun bir ceza veya eksiklik değil; hayatındaki karmaşayı anlamlandırmak için ona ait özel bir alan olduğu, kararın kendisine bırakıldığı bir dille anlatılabilir. İlk seansın tanışma amacıyla ve herhangi bir zorunluluk olmaksızın yapılacağı vurgulanabilir.
Evet, belirli bir yaş grubunun üzerindeki çocuklar ve ergenler için online terapi oldukça etkilidir. Özellikle İstanbul dışındaki veya yurt dışındaki danışanlarımız, ya da kliniğimize fiziksel olarak ulaşma imkanı olmayan aileler için güvenli dijital platformlar üzerinden çocuk ve ergen terapisi hizmeti başarıyla sürdürülmektedir.
Büyüme sürecindeki normal gelişimsel krizler ile profesyonel destek gerektiren durumları ayırt etmek ebeveynler için her zaman kolay olmayabilir. Eğer çocuğunuzun davranışlarında ani ve açıklanamayan değişiklikler varsa (içe kapanma, aşırı öfke patlamaları), uyku ve iştah düzeni bozulduysa, okul başarısında belirgin bir düşüş yaşanıyorsa veya tırnak yeme, alt ıslatma, karanlık korkusu gibi yeni tepkiler gözlemliyorsanız bir uzmana başvurmalısınız. Sorunların kronikleşmesini beklemeden erken dönemde atılan adımlar, terapi sürecinin çok daha kısa ve etkili olmasını sağlar.
Çocuk ve ergen terapisinde ailenin sürece dahil olması, kalıcı iyileşmenin en önemli parçalarından biridir. Ancak bu, seanslara çocuğunuzla birlikte gireceğiniz anlamına gelmez. Çocuğun ya da ergenin kendi özel alanı olan bireysel seanslarına ek olarak, belirli aralıklarla yalnızca anne-babalarla “ebeveyn danışmanlığı” görüşmeleri yapılır. Bu görüşmelerde, danışan gizliliğini ihlal etmeden çocuğun genel durumu hakkında bilgi verilir ve evdeki tutumlarınıza, sınır koyma yöntemlerinize dair size rehberlik edilir.
Çocuğa dürüst, yaşına uygun ve kaygı yaratmayan bir açıklama yapmak çok önemlidir. “Seni doktora götürüyoruz, iğne yapmayacak” gibi ifadeler tıbbi bir müdahale beklentisi yaratarak kaygıyı artırabilir. Bunun yerine, “Son zamanlarda (uyku, okul, öfke vb.) bazı konularda zorlandığını fark ediyoruz. Bu konularda çocukları ve gençleri çok iyi anlayan, onlara yardımcı olan bir uzmanla görüşeceğiz. Orada istersen oyun oynayabilir, istersen sadece sohbet edebilirsin” şeklinde, kararın ortak alındığını hissettiren güven verici bir yaklaşım en doğrusudur.
Okul çağı çocuklarında ve ergenlerde en sık karşılaştığımız sınav kaygısı, okul reddi (okula gitmek istememe) ve zorbalığa uğrama gibi durumlarda psikoterapinin başarı oranı oldukça yüksektir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR gibi kanıta dayalı yöntemlerle, çocuğun kaygı yaratan olumsuz düşüncelerini fark etmesi sağlanır. Çocuğa, kriz anlarında kullanabileceği stresle başa çıkma ve duygu düzenleme becerileri öğretilerek zedelenen özgüveni yeniden inşa edilir.
DEHB ve öfke kontrolü sorunlarında terapi, çocuğun kendi dürtülerini fark etmesini ve yönetmesini hedefleyen beceri odaklı bir süreçtir. Çocuğun yaşına göre oyun terapisi veya bilişsel müdahalelerle duygu regülasyonu (düzenlemesi) çalışmaları yapılır. Çocuk durmayı, düşünmeyi ve tepki vermeyi öğrenirken; aile ve okul ile işbirliği yapılarak çocuğun enerjisini doğru alanlara yönlendirmesi için destekleyici bir çevre oluşturulur. Gerekli görülen durumlarda süreç çocuk psikiyatrisi ile eşgüdümlü olarak yürütülür.
Süreci birlikte değerlendirmek ve randevu oluşturmak için benimle hemen iletişime geçebilirsiniz.
Çocuklarda ideal ekran süresi ne kadar olmalı? Tablet ve telefon...
Devamını OkuÇocuklarda Özgüven Geliştiren 5 Etkili Cümle ve Doğru Yaklaşım nedir?...
Devamını OkuOkul Fobisi (Korkusu) Nedir? Çocuğunuzu Okula Nasıl Alıştırırsınız yöntemleri keşfedin.
Devamını Oku